Nûreddin Cerrâhî Âsitânesi
Cerrâhiyye’nin İstanbul Karagümrük’teki merkez tekkesi. III. Ahmed’in, tarikatın pîri Şeyh Nûreddin Cerrâhî adına yaptırdığı dergâh 6 Receb 1115’te (15 Kasım 1703) açılmıştır.[1]
Âsitâneyi kaynağından takip edin
Nûreddin Cerrâhî ve Cerrâhiyye
Cerrâhiyye, Halvetiyye’nin Ramazâniyye kolundan doğmuş ve Nûreddin Cerrâhî’ye (ö. 1133/1721) nispet edilen bir şubedir. Nûreddin Cerrâhî’nin silsilesi Ramazan Mahfî (ö. 1025/1616) üzerinden Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin’e uzanır; tarikatın adının İstanbul’daki Cerrahpaşa semtinden geldiği görüşü kabul görmüştür.[2]
XVIII. yüzyılda bilinen 29 Cerrâhî tekkesinin 24’ü İstanbul’daydı. Tarikatın İstanbul’da yayılmasında “pîr-i sânî” olarak anılan Sertarikzâde Mehmed Emin önemli rol oynamıştır.[2]
Cerrâhî tacı sarı-hardal (sarı-turuncu) renkte, sivri uçlu, yeşil destarlı ve dört terklidir; ayrıntılar Taçlar sayfasındadır. Kolun genel bilgisi için Kollar sayfasına bakabilirsiniz.

Yapım ve onarımlar
Tekke dört kez yeniden yapılmış, pek çok kez onarılmıştır. Tarihler TDV İslâm Ansiklopedisi’nin “Nûreddin Cerrâhî Tekkesi” maddesine göredir.[1]

- 1703
Müezzin İsmâil efendi’nin Canfedâ Hatun Camii’nin güneybatı köşesinde kurduğu halvethâne tekkenin çekirdeğini oluşturur; Nûreddin Cerrâhî burada halvete girmiş, vefatından sonra bu bölüm türbeye dönüşmüştür. Tekke 15 Kasım 1703’te açılır.[1]
- 1766-67
Sadrazam Muhsinzâde Mehmed Paşa yapıyı eski düzenini koruyarak yeniden yaptırır.
- 1782-86
Balat yangınında yok olan tekkeyi Galata voyvodası Seyyid Halil efendi yeniden inşa ettirir; bu yenilemede değişen yerleşim düzeninin ana hatları günümüze kadar korunmuştur.[1]
- 1818-19
II. Mahmud tekkeyi eskisinden daha geniş olarak yaptırır.
- 1835-36
II. Mahmud tekkeyi ikinci kez yaptırır; arsa doğuya genişletilerek harem dairesi eklenir. Tevhidhâne tavanındaki “Sultan Mahmud güneşi” motifi bu onarıma tarihlenir.[3]
- 1844
Sultan Abdülmecid tekkeyi onarttırır ve şadırvan yaptırır.
- 1857-58
Tevhidhâne-türbe ile kadınlar mahfili kısmen yenilenir, derviş hücreleri yeniden yapılır.
- 1893
II. Abdülhamid’in masraflarıyla tevhidhâne-türbenin çatısı yenilenir ve harem dairesi bugünkü şeklini alır.
- 1909
II. Abdülhamid’in başkadını Bedrifelek Kadınefendi tevhidhâne-türbede tamirler yaptırır.
- 1925
Tekkeler kapatılır. Tevhidhâne-türbe, harem dairesinde yaşayan Fahreddin efendi’nin çabalarıyla ayakta kalır.
- 1945
Mülkiyet Müzeler Genel Müdürlüğü’ne geçer. İstanbul Sevenler Cemiyeti’nin desteğiyle mimar Pisikast’ın denetiminde güney ve batı duvarları kârgir olarak yenilenir, çatı yeniden yapılır.[1]
- 1968
Muzaffer Ozak, Nûreddin Cerrâhî Türbesi ve Mescidi Koruma Derneği’ni kurar; yerleşke derneğe devredilir.[4]
- 1981
Yerleşke, Muzaffer Ozak öncülüğünde kurulan Türk Tasavvuf Musikisi ve Folklorunu Araştırma ve Yaşatma Vakfı’na tahsis edilir.[4]
Bölümleri
Tevhidhâne
Tekkenin zikir mekânıdır. Doğuda yer alır; zâkirler maksûresi, post makamı ve fevkânî hünkâr mahfili burada bulunur.
Türbe
Batı tarafındadır. Yaklaşık otuz ahşap sanduka arasında pîr Nûreddin Cerrâhî’nin sandukası diğerlerinden yüksek tutulmuştur.
Küçük türbe ve cennet oda
Cumhuriyet döneminde yapılan düzenlemelerle eklenen birimlerdir.
Selâmlık
İki katlı ahşap yapı. Şeyh odası, meydan odası, mutfak ve misafir odaları buradadır; bugün vakfın kültürel faaliyetlerine ev sahipliği yapar.
Harem
II. Abdülhamid döneminde bugünkü şeklini alan iki katlı ahşap daire; günümüzde konut olarak kullanılır.
Şadırvan avlusu
Tekkenin kuzeyindeki avlu; mermer şadırvan, şerbethâne ve harem bahçesi bu kısımdadır.
Bölümlerin tarifi TDV İslâm Ansiklopedisi ve Kültür Envanteri kayıtlarına dayanır.[1][3]

Zikir günü ve meşkler
Cerrâhiyye’de zikir önceleri pazartesi günleri öğle namazından sonra yapılırken bugün perşembe akşamları yapılmaktadır.[2] Âsitânedeki zikirler tarih boyunca tanınmış zâkirbaşılar tarafından yönetilmiş, tekke tasavvuf ve mûsikî bakımından İstanbul’un en önemli merkezlerinden biri olmuştur.[1]
Âsitânede pazartesi günleri tasavvuf mûsıkîsi meşkleri de yapılır. Dil Beyti’ndeki en eski kayıtlar âsitânenin postnişini İbrâhim Fahreddin Şevkî efendi (1885-1966) dönemine aittir; bugün meşkleri M. Hakan Alvan yönetmektedir. TTMFAV’ın 1980’lerden beri yaptığı yaklaşık 2400 meşk kaydının 600 kadarı sitede yayımlanmıştır.[5]
Meşk kayıtlarını dinlePostnişinler ve vakıf
1925’te tekkelerin kapatılmasından sonra İbrâhim Fahreddin efendi tarikatı sürdürmüş, 1964’te makamı Muzaffer Ozak’a bırakmıştır. Ozak döneminde tarikat Batı dünyasına ve ABD’ye yayılmış; onun ölümünden sonra makama Safer Dal geçmiştir.[2] TDV, Nûreddin Cerrâhî’den sonra irşad görevini yürüten on dokuz şeyhi Süleyman Veliyyüddin efendi’den Safer Dal efendi’ye (ö. 1999) kadar sıralar.[1] Safer Dal efendi’nin 1999’daki vefatından sonra postnişinliğe Ömer Tuğrul İnançer efendi, onun 2022’deki vefatından sonra da Ahmet Özhan efendi geçmiştir.
Selâmlıkta faaliyet gösteren Türk Tasavvuf Musikisi ve Folklorunu Araştırma ve Yaşatma Vakfı, Fahreddin efendi’nin öğrencileri tarafından kurulmuştur.[1] Vakıf tasavvuf mûsikîsi ve folklorunu araştırma, belgeleme ve eğitim çalışmaları yürütür; tasavvuf ve Halvetîlik alanında bir ihtisas kütüphanesi vardır.
Son dönem postnişinleri
- İbrâhim Fahreddin Erenden efendi (1885-1966)1964’e kadar
- Muzaffer Ozak efendi (1916-1985)1964-1985
- Safer Dal efendi (1926-1999)1985-1999
- Ömer Tuğrul İnançer efendi (1946-2022)1999-2022
- Ahmet Özhan efendi2022’den beri
Âsitâne yerleşkesindeki TTMFAV’ı 1981’de Muzaffer Ozak efendi kurmuştur. Ondan sonra postnişin olan Safer Dal, Ömer Tuğrul İnançer ve Ahmet Özhan efendiler bu vakfın başkanlığını da yürütmüştür.
Âsitâneden fotoğraflar












Adres
Dervişali Mah., Nurettin Tekke Sk. No: 13, Fatih / İstanbul[7]
Karagümrük semtinde, Canfedâ Hatun Camii’nin yanındadır.